islam bir medeniyet zinciridir

23/4/2007 - fizikte entropy;kıyametin bilimsel adı

ne zamandır bu konuyu yazıya geçirmeyi planlıyordum.ancak bir türlü her ne hikmetse nasip olmuyordu.bilginin efsane yüceliğine inanan biri olarak(Allahı tenzih ederek tabiki).bilgim görgüm dahilinde.sizlere müslüman olan bir insanın o eşsiz yaratıcısının ispatlarını yapmaya devam edicem insallah.yok öyle kuru kuruya inanmak!!! müslüman adam Allah(cc) ın delillerini her yerde arayan insandır.nitekim kur'an-da bir cok yerde geçmiyor mu? "DÜŞÜNEN TOPLUMLAR İÇİN İBRETLER VARDIR" ben bayılıyorum bu tür tanımlamalara.işte müslüman her yerde Allah(cc) ın delillerini evrende arayan ve ispat eden insandır.olayın giriş kısmını uzatmak istemiyorum.derhal hevesim varken şu yazımı yazmak istiyorum.(tamamen kendi cümlelerimi kullanıcam.hatalarım olursa affınıza sığınıyorum)

 

fizikte entropy;kulak aşinalığınız vardır en azından...entropy;termodinamiğin vazgeçilmez yasalarından bir tanesidir.ve en basit tanımlama itibariyle,evrende her maddenin,mikrokozmostan tutunda makrokozmosa kadar her maddenin.düzensizliğe geçiş dönemini teşkil eden bir fizik yasasıdır.peki biraz açmak gerekirse nedir entropy dediğimizde; evrendeki her maddenin.ilk varolusundan itibaren.zaman sürecine bağlı olarak düzensiz bir yapıya geçmesidir.olayı kavramak adına bir kaç örnek verelim isterseniz."insanın doğması,büyümesi,ve ölmesi...işte doğduğu anda en düzenli yapıdadır.Bir bebeğin duyma frekansı en yüksektir yetişkine göre,bebeğin tüm organları sıfır kilometre yeni üretilen bir otomobil gibidir.ancak sıfır kilometre olması belli bir zaman sürecini teşkil eder.bebek büyür,yetişkin bir insan olur ve sonra yaşlanır ve ölür.işte bu entropy süreci daha ilk dogumda 0 saniyesinden başlar ve sürekli bir artış eğilimi gösterir.yani düzensizlik artar.öyle değil mi sizce de? her madde doğar yaşar ve ölür.işte buna entropy denir.zamana bağlı düzensizliğin sembolu olarakda kendimce tanımlayabilirim.siz nasıl tanımlarsanız artık.

 

peki maddesel olarak yorumladık entropy ide.evren icin uygulamak nasıl olacaktı.işte orda biraz ilim var arkadaşlar.çünkü bilim adamlarının şakaklarını patlatan evren kozmoloji dalı,öyle her baba yiğidin yapabileceği bir alan değil.hani eflatun okuluna asmış ya yazı..."MATEMATİK BİLMEYEN KAPIDAN İÇERİ GİREMEZ" ...işte bu dalda öyle bir konsepti içinde barındırıyor.kozmolojide entropy insanın kanını donduran muhteşem bir olaydır.bugün herkes şunu kabul ediyor ki; bilimsel olarak EVREN GENİŞLEMEKTEDİR.kimse bunu artık inkar edemez.nasa altına imzasını atmış.bize tasdik etmek düşer.peki genişleyen evren ne demektir? evet 1930 yılında edvin hubble tarafından bulunan genişleme teorisi.hubble uzay teleskopundan galaksilerin red shift olayıyla,bizden uzaklaştığı olayıdır.uzaklaşan galaksiler ne anlama gelmekteydi.evet arkadaşlar.her an ve her saniye evren durmadan bir balon gibi şişmektedir.tastamam cuk diye bu tanımlama yerine oturmaktadır.galaksiler birbirlerinden olağanüstü bir biçimde uzaklaşmaktadırlar.peki bu genişleme teorisi hep mi devam edecekti.işte buna yanıt aramadan önce; belki bilmeyeneniz vardır diye yeri gelmişken söylemek istiyorum.

1930 yılında bulunan evrenin genişlemesi,tam 14 asır önce biliniyordu.yani yüce kitabımız kuran-ı kerim bu yeni bulunan keşfi kendisinde barındırıyordu.aman ALLAH ım...!!!! sen ne büyüksün.peki hemen ayete bakalım ne diyor?

 

 

"BİZ GÖĞÜ KENDİ ELLERİMİZLE KURDUK VE BİZ ONU GENİŞLETMEKTEYİZ"

 

zariyat süresi 47.ayeti kerime.

 

burda inkarcılar bu ayet o anlama gelmiyor diye muhalefet olmaya çalışmaktadırlar.ancak ayetin icinde geçen arapca kelime "musiune" kelimesi tastamam seyhulislam ebussudun aklis-selim tefasirinden tutunda sabuni tefsirlerin ozune kadar hepsinde genişleten olarak geçmektedir.ve arapça musiune kelimesi hem esmaul husnadaki teşkil eden ismiyle rızık veren anlam taşır.hemde genişleten manasını ihtiva eder.ancak tefsirlerde hep,genişletmek olarak belirtilmiştir.

 

 

bunu da böyle bahis ettikten sonra.asıl konumuza geri dönelim.evet!!! genişleyen evren teorisinde,entropy kuralları nasıl olacaktı.

 

bilimciler bu konu karşısında net olarak 2 soruya cevap vermek zorundaydılar.

1.cisi

"evren sürekli mi genişleyecekti"

yoksa

2.ci olarak " bir gun genişlemesini durduracakmıydı"

 

inanılmaz bir matematiksel denklemler ve fizik yasaları.mumkun değil anlaya bilmek bu işe gönül vermedikten sonra.

 

yerden yukarı doğru atılan bir taşı düşünelim arkadaşlar.yerden atılan taşın yukarda maximum noktasına çıkmaya etkiyen 2 faktör vardır.1.cisi ;yer çekimi kuvveti

2.cisi ise; taşın fırlatılma hızı.

 

bu faktorler geregınce.yerden atılan taş.maximum noktaya kadar cıkıp.yer çekimin etkisiyle,başladığı yere doğru geri dönmektedir.

 

işte genişleyen evren teoriside.belirli bir hızla bizden uzaklaşmaktadır.ancak hep mi uzaklaşacaktı.yerden atılan taşın fizik gereği.uzayın boşluklarına kadar gitmeyeceği kesindi.ama evrende nasıl olacaktı işte bu.sürekli genişleyen evrende.nasıl bir geri dönüşüm başlamalıydı.

 

işte bilimciler bu soruya cevap aradılar bir dizi çalışmaların sonucunda;ve bu sorunun cevabına şöyle bir açıklık getirdiler.sürekli genişleyen evrene open universal yani açık evren...genişlemeyi durdurup collaps (çöküş) olan evrene de  closed universal yani kapalı evren dediler.ve collapsı saglayacak bir kütle yoğunluk ilişkisi için omega diye bir yöntem denediler.ve ilginç bir evrende kütle artışını görmeye başladılar.evet evet yanlış duymadınız.kara deliklerden bahsediyorum.evrende öylesine kara delikler keşfedil di ki.bu kara delikler ölen galaksilerin yada bir başka deyişle süper novalar sonucu sönen yıldızları kendisine çeken muthis bir cekim alanına sahiptiler.kara delikler oylesine bir cekime sahiplerdir ki; kendisinden çıkan ışığı bile direk çıkmadan collaps eden bir sisteme sahiptiler.ve her geçen saniye kütleleri artmaktaydı.kütlesi artan evren ne anlama geliyordu? evet arkadaşlar kütlesi artan evren; yorulan bir evren anlamına gelmekteydi.ve yapılan araştırmalar sonucunda kütle ve yoğunluk oranlarının 1 den buyuk olması tamamen bilimsel çevrede closed evrenın varlıgına delalet etmekteydi.

 

Yani evrenimiz surekli genişlemeyecek.bir gün genişlemesini durdurup.kendi içinde kapanacak yani bilimsel adıyla big crunch (buyuk çöküş) olacak.ve taşın geri gelmesi gibi başladığı yere geri dönecek.işte bilimsel literatürde kıyametin tanımı.evrenimizde entopy den mutlak ölçüde etkilenecektir.aslında bu kara delikler mevzusunu kısa geçtim ama.inşallah diğer ki yazılarımda kara deliklerden de insallah bahsedeceğim sizlere.evrenin kapalı evren olması böyle tanımlandı.yani kendi içinde collaps olacaktır evrenimiz...peki bu tanımlama kuranda yazmıyor mu elbette yazıyor..işte kanımızı donduran bu anlattıklarımıza dair apacık kuran ayeti ;

 

 

Göğü, kitab dürer gibi dürdüğümüz zaman, yaratmaya ilk başladığımız gibi, katımızdan verilmiş bir söz olarak onu tekrar var edeceğiz. Doğrusu biz bunları yaparız.

 

enbiya süresi 104.ayeti kerime

 

 

 

içimden ne geliyor biliyor musunuz bu inkarcılara karşı,hani diyolar ya.hz.muhammed o kuranı kendisi yazmış....pes doğrusu....hz.peygamberin teleskopu mu vardı yada roketi mi vardı ki,gidip görsün incelesin butun bu olayları...ve kitabına yazsın....yazık size cok yazık....sadece inanmıyorsunuz..çünkü işinize öyle geliyor.

 

yazan:ALİ GURBUZ

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

islam özgürlük sanatıdır ve maneviyat mutluluğunun tek anahtarıdır.

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Kategoriler

    Arkadaşlarım

    banucagri